İstanbul’un bir mahalle labirentinde, bir kaza sonrası hafızasını yitiren Ali’nin boşluğunda herkes kendi hikâyesiyle yüzeye çıkar. Elden ele dolaşan bir yüzük, kulaktan kulağa büyüyen bir hırsızlık anlatısı ve nereye çekilse oraya giden bir polis soruşturması, sıradan hayatların üstüne ince bir sis gibi çöker. Korkuyorum Anne, merakla korkunun, sevgiyle yalanın, tesadüfle kaderin birbirine dolandığı, absürd mizahla melankoliyi harmanlayan bir mahalle portresi. Reha Erdem, gündeliğin kenarlarına ilişen tuhaflıkları, ritmi değişen konuşmalar ve beklenmedik karşılaşmalarla büyütürken hafızanın aslında ortak bir icat olabileceğini fısıldıyor. Karakterler hatırladıkça değil, yan yana geldikçe anlam kazanıyor; mahallenin kapı önleri, terasları ve dar sokakları sahneye dönüşüp ritmi tutuyor.
İstanbul’un bir mahalle labirentinde, bir kaza sonrası hafızasını yitiren Ali’nin boşluğunda herkes kendi hikâyesiyle yüzeye çıkar.Elden ele dolaşan bir yüzük, kulaktan kulağa büyüyen bir hırsızlık anlatısı ve nereye çekilse oraya giden bir polis soruşturması, sıradan hayatların üstüne ince bir sis gibi çöker.
Korkuyorum Anne, merakla korkunun, sevgiyle yalanın, tesadüfle kaderin birbirine dolandığı, absürd mizahla melankoliyi harmanlayan bir mahalle portresi.Reha Erdem, gündeliğin kenarlarına ilişen tuhaflıkları, ritmi değişen konuşmalar ve beklenmedik karşılaşmalarla büyütürken hafızanın aslında ortak bir icat olabileceğini fısıldıyor.Karakterler hatırladıkça değil, yan yana geldikçe anlam kazanıyor; mahallenin kapı önleri, terasları ve dar sokakları sahneye dönüşüp ritmi tutuyor.
Yorumlarınızı saygı çerçevesinde yapınız.Yorum yapabilmek için üye olmalısın.